İçeriğe geç

En çok arıza veren araba hangisi ?

En çok arıza veren araba hangisi? (ve neden hep bizim başımıza geliyor?)

Bazı sorular vardır, cevabı teknikten çok kaderle ilgilidir. “En çok arıza veren araba hangisi?” sorusu da tam olarak böyle bir soru. Çünkü mesele sadece marka değil; biraz şans, biraz kullanım tarzı, biraz da “neden bu hep benim başıma geliyor?” hissiyle alakalı.

İzmir’de yaşıyorum. Yazın direksiyon tutarken elin yanar, kışın klimayı açsan ayrı dert, açmasan ayrı. Bir de üstüne araba nazlıysa… işte o zaman hayat gerçekten küçük bir sabır testine dönüşüyor.

Geçen gün Alsancak’ta arkadaşla oturuyoruz. Konu döndü dolaştı yine arabaya geldi.

“Abi senin araba nasıl?” dedi.

Bir an sustum. Çünkü o sessizlikte bile arabanın motor ışığı yanıp sönüyor gibi hissediyorsun bazen.

“Nasıl olsun… karakterli,” dedim.

Arkadaş güldü: “Yani arıza mı çıkarıyor?”

Cevap vermedim. Gözüm uzaklara kaydı. Çünkü bazı gerçekler dile gelince daha da gerçek oluyor.

Arıza meselesi sadece marka meselesi değil

Şimdi dürüst olalım. İnsanlar genelde “şu marka kötü, bu çok iyi” diye keskin konuşmayı seviyor. Ama gerçek hayatta işler o kadar basit değil.

Bir araba düşünün; fabrikadan çıkıyor, sonra İstanbul trafiği görüyor, İzmir sıcağında pişiyor, bir de üstüne sahibi “bir şey olmaz ya” diye bakımını geciktiriyor. Sonra biz çıkıp diyoruz ki:

“Bu araba çok arıza yapıyor.”

Belki de araba içinden bize şunu söylüyor:

“Ben elimden geleni yaptım abi.”

Ama yine de bazı modeller ve bazı segmentler var ki, kullanıcı yorumlarına göre daha sık servise uğrama eğiliminde olabiliyor. Burada önemli olan şey şu: Bu bir “kötü araba listesi” değil, daha çok “daha hassas karakterli araçlar” listesi gibi düşünmek lazım.

En çok arıza veren araba hangisi? sorusunun sokaktaki karşılığı

İzmir’de bir oto sanayiye girin. Usta çayını yudumlarken sorarsanız, size muhtemelen şöyle bir cevap verir:

“Evlat, araba dediğin bakımlıysa Japon, bakımsızsa tank bile dağıtır.”

Sonra arkadan biri bağırır:

“Usta benim araba yine stop etti!”

Usta hiç bakmadan:

“Akü mü değişti?”

“Yok…”

“Eee… sen niye şaşırıyorsun o zaman?”

İşte sokak bilgeliği bu kadar net.

Ama yine de kullanıcı deneyimlerinde bazı marka ve modellerin daha sık elektronik sorunlar, süspansiyon problemleri ya da küçük ama sinir bozucu arızalar çıkardığı söyleniyor.

Elektronik arızalar: Modern çağın gizli kabusu

Eskiden araba bozulunca en fazla motor dururdu. Şimdi öyle değil.

Bir bakıyorsun ekran gitmiş, bir bakıyorsun sensör kafayı yemiş, bir bakıyorsun “lastik basıncı hatası” diye uyarı veriyor ama lastikler sapasağlam.

Benim başıma geldi. Sabah işe gidiyorum. Arabaya bindim, marş bastım, her şey normal. Sonra bir uyarı:

“Kapı açık.”

Dört kapı da kapalı.

İç ses:

“Ben mi delirdim yoksa araba mı beni test ediyor?”

5 dakika kapıları aç kapa yaptım. Sonuç? Aynı uyarı.

En sonunda İzmir sıcağında arabayla göz göze geldik. Sanki dedi ki:

“Bugünlük ben böyleyim.”

Süspansiyon ve yol ilişkisi: İzmir testi

İzmir yolları bir araç için mini test laboratuvarı gibi.

Bir çukur var, bir tümsek var, sonra bir daha çukur var. Araba adeta “engel parkuru yarışına” giriyor.

Bazı araçlar bu testi gayet sakin geçiyor. Bazıları ise her kasiste iç çekiyor gibi ses çıkarıyor.

Yan koltuktaki arkadaş:

“Bu ses normal mi?”

Ben:

“Tabii… karakter sesi o.”

Aslında içimden şunu diyorum:

“Umarım amortisörler vedalaşmıyordur şu an.”

Hangi araçlar daha çok konuşulur? (ustaların dediği dilden)

Ustalar arasında bir gerçek vardır: Çok gelen araba çok konuşulur.

Yani bir model sürekli sanayiye geliyorsa, adı ister istemez “arıza yapıyor”a çıkar.

Ama bu her zaman kötü olduğu anlamına gelmez. Bazen de:

Çok satılmıştır

Çok kullanılıyordur

Yanlış bakılmıştır

Ya da kullanıcı “ben anlarım” deyip her şeye müdahale etmiştir

Bir usta şöyle demişti:

“Araba bozulmaz, ihmal edilince intikam alır.”

Bu cümleyi not ettim. Çünkü biraz fazla doğru.

Küçük arızalar, büyük sinir testleri

En sinir bozucu arızalar genelde büyük olanlar değil, küçük olanlardır.

Mesela:

Cam otomatiği çalışmaz

Radyo kendi kendine reset atar

Klima bazen soğutur bazen “ben yokum” der

Kapı kilidi kafasına göre takılır

Bunlar insanı teknik olarak yormaz ama psikolojik olarak bitirir.

Bir gün arkadaşla arabadayız. Klima çalışmıyor.

Dedi ki:

“Abi niye terledik biz?”

Ben:

“Araba bizi yaz moduna hazırlıyor.”

O:

“Kasım ayında mı?”

Ben:

“Global ısınma erken başladı.”

Gerçek soru: Arıza mı, beklenti mi?

Sizin İçin Seçtik: Bordo bere komando mu ?

Aslında “En çok arıza veren araba hangisi?” sorusunun altında başka bir şey var.

Biz bir arabadan ne bekliyoruz?

Hiç bozulmasın

Az yaksın

Hızlı gitsin

Ucuz olsun

Lüks olsun

Bu listeyi görünce usta bile güler.

Çünkü bu liste biraz “az çalışıp çok para kazanma hayali” gibi.

Araba dediğin şey mekanik bir ilişki. İlgi istiyor, bakım istiyor, bazen de sabır istiyor.

İzmir trafiği ve araba psikolojisi

İzmir trafiğinde araba kullanmak bazen sabır meditasyonu gibi.

Korna çalanlar, aniden şerit değiştirenler, “ben buraya nasıl geldim?” diyen yayalar…

Araba da bir noktadan sonra diyor ki:

“Ben artık yoruldum.”

Ve işte o zaman küçük arızalar başlıyor.

Bir gün Bornova’dan Karşıyaka’ya geçiyorum. Trafik yok gibi ama yine de ilerlemiyor.

Arabaya baktım:

“Ne istiyorsun?”

Cevap yok.

Ama içten içe hissediyorsun:

“Ben de seninle aynı soruyu soruyorum.”

En çok arıza veren araba hangisi? sorusuna dürüst cevap

Gerçek cevap aslında tek bir marka ya da model değil.

Daha çok şu üç şey belirliyor:

1. Bakım düzeni

Yağ değişimi gecikirse, filtreler ihmal edilirse araba da “ben de sana sürpriz yaparım” diyor.

2. Kullanım şekli

Soğuk motorla basmak, sürekli agresif sürmek, çukuru görüp “ya geçerim” demek…

Bunlar küçük ama etkili hatalar.

3. Şans faktörü

Bunu kimse konuşmak istemez ama var. Bazı araçlar gerçekten “nazlı doğuyor”.

Arkadaş ortamı gerçeği: Herkes uzman

Arabadan konuşulunca herkes bir anda mühendis olur.

Bir arkadaş:

“Abi kesin şanzıman.”

Diğeri:

“Bence elektronik.”

Bir başkası:

“Bujiler kesin.”

Ben:

“Abi ben sadece çalışsın istiyorum.”

Sessizlik.

Çünkü bazen en doğru teşhis budur.

Son söz gibi değil ama gerçek bir düşünce

Benzer Bir Yazı: En iyi tost makineleri hangileri ?

Araba dediğimiz şey aslında biraz karakter işi. Bazısı sessiz, sorunsuz gider. Bazısı her yolculuğu küçük bir hikâyeye çevirir.

“En çok arıza veren araba hangisi?” diye sorduğumuzda aslında tek bir cevabın peşinde değiliz. Biraz da yaşadığımız tecrübeleri anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Belki de mesele şu:

Araba bozulduğunda sinirleniyoruz ama aslında o an hayatın hızını biraz düşürmemiz gerektiğini fark ediyoruz.

Ya da en azından usta gelene kadar çay içiyoruz.

Ve İzmir’de hayat böyle devam ediyor… biraz trafik, biraz güneş, biraz da “bugün yine ne olacak acaba?” hissiyle.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://versisforum.com https://hemenbaskiya.com.tr https://syniti.com.tr Sitemap
betexper